“SEVMEK GÜZEL MESLEK REİS”

Anasayfa > Haberler > “SEVMEK GÜZEL MESLEK REİS”

Türkiye’de bugüne kadar hazırlanan en kapsamlı Bedri Rahmi Eyüboğlu Retrospektif Sergisi, 13 Ocak’ta Folkart Gallery’de açılıyor.

Folkart Gallery, bugüne kadar yapılmış en kapsamlı Bedri Rahmi Eyüboğlu Retrospektif Sergisi’ne hazırlanıyor. Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, sergiye çok önem  verdiklerini vurgulayarak, İzmirli sanatseverleri davet etti. Sergide, Eyüboğlu’nun ilk defa sergilenecek eserleri de yer alacak.

Sanat dallarının farklı alanlarında eserler üreten ressam, şair ve yazar Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun sergisine “Sevmek Güzel Meslek Reis” ismi verildi. Eyüboğlu’nun yaşamının farklı dönemlerinden eserlerin sunulacağı sergi, 13 Ocak’ta ziyarete açılacak, 12 Mart’a kadar ücretsiz ziyaret edilebilecek.

“KARADUTUM, ÇATALKARAM…”

Proje Direktörlüğü’nü Folkart Gallery Genel Koordinatörü Fahri Özdemir’in yaptığı serginin, Küratörlüğünü ise Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun öğrencileri İbrahim Örs ve Hanefi Yeter üstlendi. Eyüboğlu’nun hayatından kesitler sunan mektuplar, zarflar, fotoğraflar, özel eşyalar ve objelerin yanı sıra çeşitli sanat dallarında ürettiği eserleri de sergide görülebilecek.  200’e yakın eserin yer alacağı sergide, Eyüboğlu'nun, uğruna "Karadut" şiirini yazdığı Mari Gerekmezyan'ı resmettiği eserler de yer alıyor. Ayrıca Ermeni asıllı heykel sanatçısı Mari Gerekmezyan'ın yaptığı Bedri Rahmi Eyüboğlu büstü ise serginin en dikkat çekici eserlerinden birisi olacak. Sergide bir de 18 dakikalık kısa bir belgesel yer alacak.

‘USTALARIN USTASI’

Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak sergiye çok önem verdiklerini, çok iyi hazırlandıklarını belirtti ve şöyle dedi:

“Bugüne kadar birçok sanatçının yetişmesinde ciddi emeği olan, ‘Ustaların ustası’ olarak nitelendirilen Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun eserlerine Folkart Gallery’de ev sahipliği yapmaktan büyük bir onur duyuyoruz. Ressam, yazar ve şair olarak sanatın farklı dallarında çok önemli eserler üreten Eyüboğlu’nun daha önce sergilenmemiş eserleri de bu sergimizde yer alacak. İlk defa görülebilecek bazı eserlerin sergilenmesinde çok ciddi bir emek var. Bu nedenle ülkemizin en önemli koleksiyonerlerine desteklerinden ötürü teşekkür etmek istiyorum. Onların desteği ile sergimiz çok daha özel olacak”

SERGİNİN İSMİ NEDEN REİS?

Eyüboğlu’nun ağaçtan taşlara, mozaikten boyaya kadar birçok farklı malzeme ile ürettiği sanat eserlerinin her birisinin birbirinden değerli ve anlamlı olduğunu kaydeden Sancak, sanatçı ile ilgili çok özel eserlerin sergide görülebileceğini vurguladı. “Sevmek Güzel Meslek Reis” olarak belirlenen serginin isim hikâyesini anlatan Sancak, şöyle devam etti:

“Bedri Rahmi Eyüboğlu yakın çevresindeki arkadaşlarına, tanıdıklarına ‘Reis’ diye seslenirmiş. Öyle bir alışkanlığı varmış. Kendisine de ‘Reis’ diye seslenilirmiş. Bu nedenle Eyüboğlu’nun çok özel dizeleriyle ‘Reis’ ifadesini birleştirdik. Hazırlamış olduğumuz sergi albümünde, ‘Reis’ ifadesinin ayrıntılarını okuyacaksınız. Sergi albümümüzde, Doğan Hızlan, Hıfzı Topuz, Ahmet Hamdi Tanpınar, Ara Güler, Aziz Nesin, İlhan Berk, Mehmet Pesen, Turan Erol, Yaşar Kemal, Ferid Edgü gibi önemli isimlerin Bedri Rahmi Eyüboğlu’nu anlattıkları yazılarını da bulacaksınız. Sergi için hazırlanan albüm, kütüphanenizde bulunması gereken bir eser olacak.”

GALERİNİN HİKAYESİ

Folkart’ın ‘kurumsal sosyal sorumluluk’ anlayışıyla ‘sanata değer vermek’ ve sanatçıları el üstünde tutmak amacıyla hayata geçirdiği Folkart Gallery, 2015 yılı başında açıldı.

Türkiye’nin en büyük sanat galerisi olma unvanı ile kurulan Folkart Gallery’de, bugüne kadar 6 ayrı sergi açıldı. Sergilerin hepsi özel projelerden oluştu. Folkart Gallery, sırasıyla “Ellerin Büyüsü”, “Bir Hürriyet Türküsü”, Workers”, “Kara Afrika Sanatı”, “Kanın Beyaz Sesi” ve “Kan Kırmızı” adlı sergilere ev sahipliği yaptı.

Sergi Künyesi

Sergi               : “Sevmek Güzel Meslek Reis” - Bedri Rahmi Eyüboğlu Retrospektif Sergisi

Açılış              : 13 Ocak 2017 -12 Mart 2017

Proje Direktörü: Fahri Özdemir

Küratörler       : İbrahim Örs ve Hanefi Yeter

BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU KİMDİR?

Bedri Rahmi Eyüboğlu; Ressam, Şair ve Yazar…

1911-Babasının kaymakam olarak görev yaptığı sırada Giresun’a bağlı Görele’de doğdu. Çocukluk yılları babasının görevi dolayısıyla Anadolu’nun çeşitli şehir ve kasabalarında geçti. 1929-Resim öğretmeni Zeki Kocamemi’nin de etkisiyle Trabzon’daki ortaöğretimini yarım bırakıp, İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’ne girdi. Sırasıyla Nazmi Ziya ve İbrahim Çallı atölyelerinde çalıştı.

1931-Hocası İbrahim Çallı’nın önerisiyle, ağabeyinin bursunu paylaşmak üzere Fransa’ya gitti. Dijon ve Lyon’da Fransızca dilini öğrenmek üzere çalıştı. Bu süre içinde Gauguin’den kopyalar yaptı. İlk kez iki eseri “Trabzon’dan” ve “Deniz”, Güzel Sanatlar Birliği’nin VIII. Ankara Resim Sergisi’nde yer aldı.

1932-İlk Paris’e gidişinde Cemal Tollu’nun atölye arkadaşı olan Romen kızı Ernestine Letoni ile tanıştı. Paris’te Andre Lhote’un atölyesinde bir ay kadar çalıştı.

1933-Paris’te Tuilleries Sarayı’ndaki sergiye İznik çinilerine hayran ressam Yavuz, Gülcemal, Gülnihal adlı Anadolu motif ve figürlerini imgeleştirdiği eserleriyle katıldı. Paris’ten İstanbul’a döndü.

1934-D Grubu’nun dördüncü sergisine resim vererek, gruba katılmış oldu ve son sergisine değin grup üyeliğini sürdürdü. “Yeni Adam” dergisinde yazmaya ve çizmeye başladı.

1935-İki yıldır aşk yaşadığı Romanyalı Ernestine’nin çabasıyla ilk sergisi Brüksel’de açıldı.

1936-Ernestine’le İstanbul’da evlendi. Ernestine “Eren” oldu. Tekel Genel Müdürlüğü’nde işe girdi. Vitrin düzenleyici olarak göreve başladı. Sipahi Ocağı sigarasının kapağındaki “Koşan Mızraklı Atlar” figürünü tasarladı. Moskova’da düzenlenen “Çağdaş Türk Sanatı Sergisi”ne katıldı. Güzel Sanatlar Akademisi’nin diploma yarışmasında “Hamam” adlı çalışmasıyla birinci oldu ve akademinin yönetimini üstlenen Leopold Levy’nin asistanı oldu.

1937-İlk kitabı Nazmi Ziya monografisi yayımlandı. 1938 Cumhuriyet Halk Partisi’nin Halkevleri aracılığıyla yürüttüğü “Yurt Gezileri” programı içinde Arif Kaptan ile birlikte Edirne’ye gitti. 1939 Askerlik görevini yapmak üzere yedek subay okuluna alındı. Oğlu Mehmet Hamdi Eyüboğlu doğdu. İlk Devlet Resim Heykel Sergisi’nde “Figür” adlı eseriyle üçüncülük ödülünü aldı.

1941-Cumhuriyet Halk Partisi’nin Halkevleri aracılığıyla yürüttüğü “Yurt Gezileri” kapsamında Çorum’a gönderildi. İlk şiir kitabı “Yaradana Mektuplar” yayımlandı.

1942-IV. Devlet Resim Heykel Sergisi’nde “Hamam” adlı eseriyle ikincilik ödülünü aldı.

1943-Ortaköy Lido Yüzme Havuzu için ilk duvar resimlerini gerçekleştirdi. Heykel bölümünden misafir öğrencisi olan Mari Gerekmezyan ile aşk yaşamaya başladı. Onu şiirinde ve resminde “Karadut” adıyla imgeleştirdi.

1946-Paris’te Cernuschi Müzesi’nde açılan “Türk Resmi Sergisi”ne katıldı. Ankara Büyük Tiyatro’nun (operanın) girişindeki kapıların üstüne, “Kız Kaçırma” konulu bir fresk olan ikinci duvar çalışmasını yaptı.

1947-Çoğu öğrencisi, genç sanatçılardan oluşan “10’lat Grubu”nun kurulmasına öncülük etti.

1948-İkinci şiir kitabı “Karadut” yayımlandı.

1950-Ankara Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi’nde 150 resimden oluşan “retrospektif” sergisini açtı. Mozaik çalışmalarına yoğunlaştı. Paris’teki “İnsan Müzesi”nden etkilenerek, “güzel faydalı olmalıdır” tezini geliştirdi ve “yazmacılık” geleneğine yeni bir yorum getirdi.

1951-İlk yazma sergisini “Maya Galerisi”nde açtı. “Yeni Sabah” gazetesinde yazmaya başladı.

1952-yılının Ocak ayından başlayarak 1958 yılına kadar düzenli olarak “Cumhuriyet” gazetesinde yazdı.

1952-Üçüncü şiir kitabı “Tuz” yayımlandı. Âşık Veysel için bir film yapmak üzere Sivas’a gitti. Çekimi tamamlanan film sonraki yıllarda sansüre uğradı.

1953-Yazmaları ve özgün baskıları Philadelphia Print Club da sergilendi. 14 Eylül’de “Times” dergisi iki renkli sayfa ayırdı.

1954-“Türk Tepsisi” adlı motifi ile Steuben Glass adlı bir firmanın tertiplediği yarışmada ödül kazandı. Ve motif kristale oyularak teşhir edildi. Yeni TBMM binasının tefrişi amacıyla oluşturulan jürinin başkanlığını üstlendi. Vilayet tabloları programıyla 100 sanatçıyı Anadolu’ya göndererek her şehirden resimler yapılmasını sağladı.

1956-Vilayet tabloları programı, 208 resimden oluşan serginin Anakara Sergievi’nde açıldığı gün alaylı bir biçimde kapatılması üzerine hayal kırıklığıyla sonuçlandı. Bütün şiirleri “Dördü Birden”, denemeleri “Canım Anadolu” adıyla Varlık Yayınları arasında basıldı. Sao Paulo Bienali’nde onur ödülü aldı.

1957-Tokya Özgün Baskı Bianeli’ne katıldı.

1958-Brüksel’deki Expo Dünya Sergisi için 272 m2lik mozaik bir pano yaptı ve altın madalya ile ödüllendirildi.

1959-Paris’teki NATO binası için, bugün yine Brüksel’de bulunan 50 m2lik mozaik panoyu yaptı.

1960-Kaliforniya Üniversitesi’nin davetlisi olarak Amerika’ya gitti. “Yaşasın Renk” sloganıyla konferanslar verdi, sergiler açtı.

1962-New York Modern Art Müzesi (MOMA) “Zincir” adlı resmini satın aldı.

1969-“Karadut 69” adlı şiir kitabı yayımlandı.

1970-Almanya Bonn’daki Türkiye Büyükelçiliğine beton vitray yaptı. 1972 33. Devlet Resim ve Heykel Sergisi’nde “Sarı Saz” adlı eseriyle birincilik ödülünü aldı. Kalamış’taki evi yandı. Resim ve yazıları büyük zarar gördü. 1975 21 Eylül günü bir süredir yattığı Cerrahpaşa Hastanesi’nde yaşamını yitirdi.

KARADUT

Karadutum, çatal karam, çingenem

Nar tanem, nur tanem, bir tanem

Ağaç isem dalımsın salkım saçak

Petek isem balımsın, ağulum

Günahımsın, vebalimsin.

Dili mercan, dizi mercan, dişi mercan

Yoluna bir can koyduğum,

Gökte ararken yerde bulduğum,

Karadutum, çatal karam, çingenem,

Daha nem olacaktın bir tanem?

Gülen ayvam, ağlayan narımsın

Kadınım, kısrağım, karımsın.

(B.Rahmi)